Markalar
6 Mayıs 2009 3 Comments

Denedim Biliyorum Logo
Geçtiğimiz bir kaç haftadır “Özgürlük Hareketi” projesi için Proximity İstanbul ekibiyle birlikte çalışıyoruz.
Braun Silk-epil Xpressive için Denedim Biliyorum platformu üzerinden blog yazarlarının da içinde olduğu bir proje geliştirdik.
Braun sadece bir kampanya yapmaktansa bu dünyanın bir parçası olmak istedi. Biz de tüm süreçleri buna göre tasarlayarak blog yazarlarıyla hem aynı dili konuşabileceğimiz hem de eğlenebileceğimiz bir proje hazırladık.
Seçtiğimiz 10 blog yazarı, kendi blogları üzerinde, kendi oluşturdukları fikirler ile okuyucuları arasında bir yarışma yapıyorlar. Yarışma sonunda kazanan, blog yazarı tarafından Braun Silk-epil Xpressive ile ödüllendirilecek. Bir hafta sonunda yarışmayı mim ile başka bir blog yazarına pas edecek. [...]
Tagged in braun, braun silk-epil xpressive, denedim biliyorum, özgürlük hareketi, proximity
Deneyim
22 Nisan 2009 2 Comments
Aslında fıkra anlatma konusunda Uğur Abi iyidir. Konuyla ilgili en güzel fıkraları bulur anlatır, iyi de anlatır. Çok başarılı değilim bu konuda ama epey güldüğüm bir fıkradır.
Ormanda iki aslan terör estiriyormuş. Herkesi döverler, söverler, olmadık işler yaptırılar falan.
Herkes isyanda ama çıt çıkaramıyor.
Bir gün iki aslan aralarında bir karar çıkarmış. “Bundan böyle ormandaki herkes şapka takacak.”
Ormanda geziniyorlar. Fil şapka takmış, yılan şapka takmış, kaplumbağa şapka takmış… [...]
Tagged in fıkra, uğur özmen
Markalar,Sosyal medya
22 Nisan 2009 2 Comments
Aslolan şirket midir yoksa insan mı? Baki olan şirkettir derler.
Son zamanlardaki hararetli tartışmalara rağmen sosyal medya markalar için yeni keşfedilecek bir alan. Hal böyle olunca sosyal medyaya doğru sürekli bir akış söz konusu. Kimi etkinlik daveti yapıyor, kimi ürün tanıtımı, kimi bizim sosyal medya araçlarını kullanmaya başlıyor. Peki bu başlangıcın çıkış noktası ne? Çok basit iki cevabı var. Ya marka içinden birileri sosyal medyadan haberdar ve burada bulunmak gerektiğini düşünüyor ya da markanın ajansı bu yönde bilgilendirme yapıyor. (Şimdi bunun bir dizi yazı olması gerektiğine karar verdim.)
Bahsedeceğim ilk marka THY ve THY E-ticaret Müdürü Yüce Zerey olacak. Bu yazıyı okuyanlar mutlaka Yüce Zerey adını duymuşlardır, duymayanlar bu taraftan. Daha önce Ülker‘de bulunan Yüce, bir kaç ay önce THY‘na geçti. Konumuz ise YS‘nın (Yüce’den sonra) sosyal medya ve THY ilişkisi.

[...]
Tagged in dailymotion, flickr, friendfeed, Sosyal medya, thy, thy blog, türk hava yolları, twitter, yolcunun seyir defteri, yüce zerey
Blog Ödülleri,Deneyim
21 Nisan 2009 6 Comments
Özgür‘le Blog Ödülleri hakkında yaptığımız röportajda çok kritik bir soru yöneltti bana.
Özgür: Ulaşılabilir bir organizasyon olmak sıkıntı yaratmaya başladı mı?
Eray: Bu konuda çok yorum yapmak istemiyorum ama kısa bir cevabım var. Kesinlikle!
O günden beri bunu düşünüyorum. Öyle insanların ulaşmak için can attığı biri olmasam bile 2009 Blog Ödülleri boyunca her gün yüzlerce eposta aldım ve bunları tek tek yanıtladım. Çok yerinde sorular veya güzel mesajlar almanın yanı sıra gerçekten insanı çıldırtacak mesajlar da aldım. Aklıma Cem Yılmaz’ın bir gösterisi geldi, şöyle diyordu. Robert De Niro’yu insanlar sadece TV’de görebildikleri için ona karşı tavırlarıyla, her gün sokakta karşılaştığım Cem Yılmaz’a karşı tavırları farklı. (Aşağı yukarı böyle bir cümleydi)
Blog Ödülleri süresince benim yaşadığım da bundan farklı bir şey değildi. Ulaşılabilir olmak hem eleştirilerin sesini arttırıyor, hem de panik butonu olarak görülmeye sebep oluyor. Şimdi düşünüyorum, bu kadar ulaşılabilir olmasaydık neler farklı olurdu?
Tagged in 2009 blog ödülleri, Blog Ödülleri, bö!2009, özgür poyrazoğlu
Yorumlar