Bir Punto Evo deneyimi
Araba kullanmayı seviyorum. Teknolojiyi de.
Bu ikisinin bir araya geldiği durumları daha çok seviyorum. İşte tam burada Punto Evo farkını ortaya koydu.
Fiat, Punto Evo‘nun tanıtımı için dijital ajansı
İş dolayısıyla çok uzun uzun kullanma fırsatım olmasa da İzmit’e gidip gelmek ve şehir içi deneyimi de tatmin ediciydi.
Öncelikle, Grande Punto kullanmış biri olarak Evo’ya önce biraz önyargılıydım. Ama içine bindiğim anda önyargılarımı bir kenara bırakmam gerektiğini anladım. Gerçekten ama gerçekten çok güzel bir iç tasarıma sahip araba. Dedim ya teknolojiyi seviyorum diye, bir sürü düğmesi olması hoşuma gitti. :)
Şimdi böyle söyleyince teknolojiyi düğme sayısıyla belirliyorum gibi yanlış bir kanıya kapılmayın, 5,5 yıl otomotiv sektöründe çalıştım ben. Sadece ne kadar çok düğme, o kadar kurcalayacak çok fonksiyon demek oluyor. :)
Aracın enteresan özelliklerinden biri ışıklarda ya da trafikte durduğunuzda araç otomatik olarak motoru stop ediyor. Debriyaja bastığınız anda da çalışıyor ve bu normal çalıştırma süresinin çok altında. Güzel bir oyuncak yani :) Haa otomatik olsa daha iyi olmaz mıydı, bittabi…
Şehir içi kullanım için Grande Punto’da da bulunan direksiyonu yumuşatan sistem (adını bilmiyorum, bakamayacağım da) Evo’da da mevcut ki, kesinlikle çok güzel.
Teknolojiden devam edecek olursak, Evo’daki BlueMe bluetooth sistemi de çok başarılı. Ama ben en çok USB girişini sevdim. Benim gibi müzik dinlemeyi seven biriyseniz istediğiniz müzikleri flashdisk ile araca taşıyabilmek gerçekten çok keyifli.
Son olarak şunu söyleyeyim, sunroof sen ne güzel bir şeysin.
Punto Evo’yu kullanma fırsatı verdiği için Fiat‘a ve bunu organize eden
Punto Evo ile ilgili tüm bilgiyi www.puntoevo.com.tr adresinden alabilirsiniz.
Yorumlar